GÜNCEL

Ali Turhan : DİKKAT İNGİLTERE SÖMÜRECEK!

Tarih
06 Eylül 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Ali Turhan
Sömürgecilik sistemi yaymak ve üstünlüğü meşrulaştırmak için uygulanan en iyi sinme düzenidir günümüz deyimiyle ‘’emperyalizm’’.

-Ekonomik gerekçelerle dünyada baş gösteren bu düzen güçlünün güçsüz üzerinde uyguladığı, kaynakları emme politikasının diğer adıdır.

-Sanayi devrimi, Endüstrinin gelişmesi, ham madde eksikliği, petrol, doğalgaz, sömürge yalanlarının başlıca gerekçeleridir.

-Denizaşırı başlayan sömürgeler, İtalyan iş adamları tarafından finanse edilmiş ama İngiliz aklı bunu dünyaya Amerika’nın keşfi diye hediye etmiştir.

Sömürge uygulamasında ilk örnekse, tarihi metrukâtları karıştırınca ortaya çıkıyor. Fransa’dan alınan Hindistan, prototip niteliği taşımakta. İngilizler, kraliyet tacını temsil etmesi için ilk valisini bu bölgeye tayin etmiştir. Yedi yıl savaşları sonunda da Avrupa devletlerini durdurunca, dünya büyük İngiliz sömürgesiyle tanışmıştır. Öyle ya ANGLO SAXSON ırk üstünlüğü diye bir şey var. Bana göre değil, JOHN FİSKER’e göre.

Bir de, bu İngilizlerin özgüveninin kaynağı bir kitap var ki sömürge tarihçesi gibi.

Buna Stuart Laylock - ‘’İşgal Ettiğimiz ve Edemediğimiz Ülkeler’’ kitabında ayrıntılı bir şekilde yer veriyor. BM’nin 200 ülkesinden sadece 22’si ikinci kısımda yani işgal edilmeyenlerde yer alıyor. Şimdi aklınıza sanırım şöyle bir soru gelmiştir.

Peki (Türkiye) ?

Kitaba göre biz, işgal edilip sömürge valisi atananlar listesindeyiz.

Ayrıca I.Dünya Savaşı sonrası elde ettiği ve dolaylı olarak yönetimlerine müdahale ettiği yerlerde demokrasinin yerleşmesini geciktirdi, hatta engellediler. Çünkü mevcut sistem sömürülmeye daha açıktı. Ortadoğu örneğinde olduğu gibi krallık rejimi kurup bu mevkideki kişiyi kendi atayıp denetledi. Bu kullanışlı isimlerle sözde dostluklar kurup antlaşmalar imzaladılar. Bölgeden çekilse dahi bölge üzerinde etkisini devam etmesini böyle sağladı. Bu antlaşmalara öyle bağlayıcı hükümler yerleştirdiler ki hayati anlamdaki kararları beraber alıyorlardı.

Bizle alakalı çok örnek olmasına rağmen sadece hafızanızı tazelemek için Musul’u yazacağım. “TÜRKİYE CUMHURİYETİ TARİHİ” adı altında hangi kitaba bakarsanız ayrıntıya ulaşabilirsiniz.

Musul meselesinin hali için Türkiye ile İngiltere arasında 19 Mayıs 1924’te İstanbul’da Haliç Konferansı toplanmış. Böylelikle başlayan ikili görüşmelerde, her iki taraf da Lozan Barış Konferansı’ndaki görüşlerinde ısrarcı olmuşlar. Hatta İngiltere, Musul’un yanında Hakkâri’yi de istemekten geri kalmamış. Dolayısıyla bir sonuç alınamadan bu konferans dağılmıştır. Bundan sonra İngiltere, konuyu 6 Ağustos 1924’te Milletler Cemiyeti’ne götürmüş, Türkiye de bunu ilke olarak kabul etmiştir. Burada konunun incelenmesi için tarafsızlardan (Macar, Belçikalı ve İsveç) kurulu bir komisyon oluşturulmuştur. Bu komisyon, Brüksel Hattı adı verilen bir çizgiyi geçici sınır kabul etmiş. Modern mandacı İngiltere kendini revize edip tekrar sahaya inmeye hazırlanıyor.

Nereden çıktı bu diyeceksiniz?

İngiltere Broxsis sonrası harekat tarzına bakarak söylüyorum, sömürgelerini geri istiyor. Etki sömürge alanlarına hızlı bir şekilde dönüş yapmak için sinsi planlar işletiyor. Tarihte bu işleri Hanover Hanedanlığı, 7. Yıl savaşları, Sanayi Devrimi gibi çok önemli olayların ardından hız vererek yapmışlar. Musul konusunda BM kullanarak o bölgeyi bizden koparıp, Irak devletlerini kurdurmuşlar.

Şimdi ise ARAKAN mevzusunda, bizden önce davranıp BM toplantıya çağırmış ama sonuç alamamışlar. Gayesi ise net, geçmişte sömürdüğü tüm topraklara güçlü bir şekilde dönecek. Sömürge yaptığı eski noktalarda – iç savaş – dinler arası savaş – 15 Temmuz gibi kalkışmalar ya da mevcut hükümete müdahale edilerek devrim olması, İngiltere’nin yeniden oyuna girmesine yarayan argümanlar arasında yer alıyor. Büyük bir mevzuya hazırlanıyorlar çünkü bölgelerde belirledikleri noktalarda çözüm üreten abiler gibi davranıyorlar. 15 Temmuz sonrası Dışişleri Bakanı, Türkiye’yi ziyaret ediyor. Zorda olan yerleri BM’ye getiriyor. Yani diyorlar ki, bak biz gittik siz ne hale geldiniz! Oysa, bu cümleyi en çok biz kullanıyoruz, OSMANLI bu coğrafyadan çıktı, hala huzura muhtaçsınız diye. Sonuç olarakUzun Bacaklı, Endüstri Devrimi’ni yaparken İran körfezindeki petrole muhtaç olduğunu çok iyi biliyordu. 100 yıllık anlaşmalar ve kazançlar nihayete eriyor. Yeni istekler, yeni ihtiraslarla bölgeye geliyor.

Biz ise Suriye denkleminde onlarla karşılaşmıyoruz. Ama 25 Eylül’den sonra Irak’ta özellikle Musul’da karşılaşacağız.

Bu sebepten yakın zamanda kraliyet ailesinden biri Türkiye’yi ziyaret edecektir.

Bu ziyarette Beştepe layıkıyla ağırlayacaktır diye düşünüyorum.

Çünkü son 100 senenin en güçlü Türkiye’siyle karşılaşacaklar.

Saygılarımla

6 Eylül 2017

Seslimakale.com

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

Hiç yorum yapılmamış

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
ÖNE ÇIKANLAR Tümü
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;