GÜNCEL

Kurtuluş Tayiz : Körfez’deki hareketlilik ve Gül

Tarih
12 Kasım 2017
İzlenme
Kişi
Yazar
Kurtuluş Tayiz
 Suudi Arabistan’da Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens’in başlattığı darbe sürecinin bir yönü içeride iktidarı pekiştirmekle ilgili; ama daha önemli yanı, Riyad’ın bölgeyi yeni çatışma iklimine sokacak hazırlıkların içinde olması.

Suudi Arabistan’da yaşanan son gelişmeler, küresel bir planın devrede olduğuna işaret ediyor.Nitekim ABD, İngiltere, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır, Suudi yönetimini destekler pozisyonda. Riyad, bu ittifaktan aldığı güçle Tahran’a savaş ilan edecek noktaya geldi. Yemen’deki savaş giderek şiddetleniyor. Lübnan Başbakanı Hariri’yi rehin tutan Riyad, Hizbullah ile çatışmaları her an başlatabilir.

Bu ittifak, Suudi’ler üzerinden bölgeyi yeni bir kaos dalgasıyla etkisi altına almayı amaçlıyor. Hangi hazırlıkları yaptıkları, hangi senaryoları çalıştıkları yarın öbür gün daha iyi ortaya çıkacaktır. Bu senaryoların Türkiye’ye yansıması da olacaktır muhakkak. Ekonomik, siyasi, hatta askeri…

Mevcut haliyle zaten Suudi merkezli bu ittifak, Türkiye’de de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a muhalif “ılımlı” isimlere destek veriyor. Yeni komplo hazırlıkları içindeler. Ama şunu söylemek mümkün; Suudiler, Erdoğan’ı denklem dışı bırakacak bütün senaryoların içindedir.

GÜL’ÜN ‘TÜRKİYE ALGISI’ NASIL?

Geçtimiz aylarda Kral Selman ve Veliaht Prens Selman ile Riyad’da görüşen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eskiye göre çok daha fazla hareketli. Artık katıldığı organizasyonlarda siyasi konulara girmekten geri durmuyor. İktidar partisine yönelik eleştirilerinin dozunu da her geçen gün biraz daha artırıyor.

Son olarak Bahçeşehir Üniversitesi’nin bir etkinliğinde Abdullah Gül, “2014’ten sonra Türkiye algısının bozulduğunu” söyledi. Bu kanaatini 2008 ile 2014’teki BM’de yapılan oylamalarda Türkiye’nin aldığı oy oranına dayanarak varmış. Avrupa’dan bakıldığında Türkiye algısının bozulması muhtemel ama Türkiye’den bakıldığında 2014’ten sonra Avrupa’nın da kokuştuğuna dair bir algı var. Türk kamuoyu, ağırlıklı olarak Batı’nın kendi değerlerine ihanet ettiğini düşünüyor. Bu da son derece önemli.

Abdullah Gül, Türkiye’nin AB’ye üye olmak için neler yaptığını, nasıl fedakarlıklarda bulunduğunu en iyi bilen isim; fakat bugün AB’nin, Türkiye’yi üyeliğe almamak için 40 dereden nasıl su getirdiğini, işi yokuşa sürdüğünü anlatma yerine AB güzellemesi yapmayı tercih ediyor. Hep mi Türkiye kabahatli, hep mi suçlu Ankara; Batı’nın hiç mi günahı yok?

OHAL’den şikayet eden, “demokrasi eksikliği”nden dem vuran, “hukuk dışı uygulamalardan”yakınan Abdullah Gül’ün biraz da FETÖ’ye kucak açan, PKK terörüne arka çıkan, canlı bomba cenazelerini sırtlayanları Avrupa Parlamentosu’nda ağırlayan AB’yi eleştirmesi lazım. Böylesi daha gerçekçi olur!

Bu arada Sayın Gül’ün danışmanı Ahmet Sever’i uyarmasında fayda var; çünkü bu çok değerli danışman, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve ailesini “Soros’a destek vermek”le suçlamakta. Tek kelimeyle çok çirkin!

Akşam
12 Kasım 2017

YORUM YAPIN

Yorumlarınız editörlerimiz tarafından okunup onaylandıktan sonra yayına alınacaktır.

YORUMLAR

  • Asım

    12 Kasım 2017 23:03
    2 2
    A.Gül münafık tipli adam sinsice fırsat kolluyor, Türkiye düşmanlarıyla saman altından su yürütüyor, danışmanı üzerinden ortamı kokluyor sinsice. Gelen tepkileri değerlendirip geri çekiliyor. Eğer kendine güveniyorsan kur partini veya git iyi partiye, yanına da Davutoğlu'nu al sonrada gör boyunun ölçüsünü. Yapabiliyorsan mertçe yap, arkadan dolaşıp fırsat kollama.
  • Hayatı tehlike

    12 Kasım 2017 10:48
    0 0
    Bu Ahmet sever hala danışmanı mi Abdullah Gül ün
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ Tümü
BU KATEGORİDEKİ DİĞER MAKALELER
YAZARLAR

Copyright © 2017 Sesli Makale - Tüm Hakları Saklıdır.

Rta Yazılım

;